Posts Tagged ‘HERTELDEN’

PostHeaderIcon MEMLEKETİ BEN KURTARACAĞIM!

Blogger olmaya karar vermemde dönüm noktası olan işte bu kitap “MEMLEKETİ BEN KURTARACAĞIM”… Sizlerle paylaşmak ve kitaptan alıntılar yaparak tanıtmaya çalışmak için buradayım ki gaza gelip okumanız için 🙂 Güldürürken düşündüren, kitabın ismine aldanıp siyaset okumak için kitabı alan ve şuan iade etmeye karar verenler için GÜLSE BİRSEL paranızı geri vermeyecek hatta parayı yemiş bile 🙂 SİMİTLE ÜÇGEN PEYNİR ALMIŞ  ve yemiş. Bize de afiyet bal şeker olsun demek düşer ki iade etmek istemeyeceğinizi garanti ederim. Teyze kızım yada kuzenim ya da birebir tanıdığım biri değil kendisi, yani TORPİL YAPMIYORUM merak etmeyin. Annelik görevlerimi yerine getirirken tanıştığım ve beni bu dönemde etkileyen ve hala kendime zaman ayırabildiğimi, ayırabileceğimi kendime kanıtlamama yardımcı ve TETİKLEYEN bir kitap. Belki sizlerinde bir yerlerinize MERHEM olabilir kimbilir 🙂

gülse birselKapaktaki cankurtaran üniformalı temsili fotoğrafında anlattığı gibi,Gülse Birsel memleketi kurtarabilir! En azından denermiş. Durumumuz daha iyi olur mu, bilmiyormuş. Ama daha kötüsü olmaz diye düşünüyormuş. En azından azcık güleceğimizi yazmış kitabının arka sayfasında ki tanıtım kapağına, iyi de yapmış .

Gel gelelim kitaptan alıntılara ;

* “Kaza kurşunu! Aile planlamasına dev darbe! Zarif çifte büyük şok! İdeal tablo uzun sürmedi! Planlar altüst! Flaş flaş flaş! Son dakika golü!” Tekne Kazıntısı 🙂

*”Sonuçta Boğaziçi’nde beş yıl iktisat okudum. Çünkü dört yılı az buldum ve bazı derslerin üzerinde hak ettiği kadar durulamayacağını hissedip beş yılda mezun olmayı tercih ettim. Bunda sırıtacak bir şey de yok!”

*”Zira ekonomistler nereye para yatırılmasını bilseydi , hepsi kendilerine birer ada almış,palmiye altınada güneşleniyor olurlardı! Niye sabahın köründe kravatı çekip  metroya binip işe gitsinler?” Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon KARDEŞ=PAYLAŞMAK

Dur yapma bir delilik dediler. Ama yaptım, yine olsa yine yapardım. Kardeş = Paylaşmak var mı bundan ötesi bence yok 🙂 Eeee bunu dillendirmenin ya da mikrofonu alıp cümle aleme duyurmanın neresi DELİLİK ki sorarım sizlere…

Üç kardeşiz; iki erkek kardeşim var ve aramızda sadece 2 ve 3 yaş fark var. Kuşak farkımız yok. Bu nedenle de bir çok oyunu beraber oynadık, beraber gezdik-eğlendik-coştuk, ağladık, güldük, para kazandık ve afiyetle yedik… Bir simidi üçe bölerdik. Bakkaldan ( eski zamanlarda mahalle bakkalı olurdu şimdilerin marketi diyelim) harçlığımızın durumuna göre birimiz SİMİT, diğeri gazoz ve ötekimiz de sakız alırdı. Sonuç; hepsi üçe bölünürdü ve hepimiz üç ayrı tat almış olurduk.

10-04-2012 16_54_0136

En ünlü, efsane sakız TURBO; dikdörtgen şeklinde ve içinden ralli arabalarının çıkartmaları olurdu. Bir sakızı üçe bölerdik. Bunun adı paylaşmak değil de nedir? En ünlü gazoz ŞİFA gazozu, üç eşit bardağa bölerdik. Kardeş = Paylaşmak…

Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BEBE BİSKÜVİLİ DAMLA SAKIZLI MUHALLEBİ

Pirinç unu mu beyaz un mu! Biricik oğlum için pirinç unlu damla sakızlı muhallebi yaptım ancak iki kaşık aldı ve birdaha yemedi. Eşim ve kendim için un ile yapmış olduğum damla sakızlı muhallebinin ucundan azcık tadına bakan akıllı oğlum sağolsun tüm kaseyi bitirdi. El mahkum, aman yeter ki yesin diye beyefendiye özel tarifler geliştiriyoruz.

IMAG0782

 

Malzemeler :

  • Yarım litre süt(günlük süt)
  • 2 çorba kaşığı silme un
  • 4 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 paket damla sakızlı vanilya
  • Bebe bisküvisi
  • 1 çay kaşığı tereyağ

 

 

 

Yapılışı :

2 şer adet bebe bisküvilerini süt ile ıslatıp  küçük kaselere koyuyoruz. Tereyağ ve damla sakızlı vanilya hariç diğer malzemeleri muhallebi kıvamı alıncaya kadar pişiriyoruz. Ocaktan indirmeye yakın vanilya ve tereyağını ilave edip ocaktan alıyoruz. Kaselere paylaştırıyoruz. İsteğe göre üzerini ceviz, fındık, tarçın ile süsleyebiliriz.

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon KAR YAĞMADAN KIŞ OLUR MU?

21 ocak 2016 yılın ilk yarı yağdı, yağıyor ve yağmaya da devam ediyor.  Lapa lapa kar yağmadan kış olmaz kabul etmiyorum derken her yer bembeyaz olmuş. Çam ağaçlarının yemyeşil yapraklarını süslemiş.

Büyüklerimizden hep dinleriz eskiden boyumuza kadar kar yağardı, şimdi yağan kar mı ki(küçümseyen bir ifadeyle). Diyorlar ya bağıra bağıra küresel ısınma aldı başını gitti diye; alın size bir kanıtta benden! Önce resimleri inceleyelim ki inceledikten sonra yazı yazmaya bile gerek kalmayacak bence. Sizlerden ricam, size ya da yakınlarınıza ait kar kış kıyamet resimlerinizi benimle paylaşmanız. Bekliyorummmm…

10-04-2012 16_54_0118

10-04-2012 16_54_012010-04-2012 16_54_0134

Evet nasılmış kar yağmadan kış olmazmış değil mi… Gerçi benim eşim ve kuzenlerim(Gamze, Cansu, Bir su ve adını yazamadığım Adana’lı birçok kuzenim) Adanalı ve diyecekler ki bizim buralarda zaten kış olmuyor dolayısıyla da kar yağmıyor, sizin için gelsin bu resimler birazcık içinizi üşütelim sonrasında da sizin oraların havasından çalarız canlar. Demem o ki nerede kardan adamlar, nerede kaymak için gerekli poşetler-araba lastikleri-leğenler, nerede yüzümüze şırank diye çarpan kocaman kar topları, nerede nerede …

1993 senesinin yazıydı Ankara’ya taşınmamız ve ilk kaldığımız apartman KORU APARTMANI. Ve ne tesadüftür ki şu an o apartmanın yanındaki arsa üzerine yapılan; çocukluğumuzda kar yağdığında bir numaralı kayak merkezi, aşağısı dikmen deresi ve uçurum olan arsa… Şimdi ise ikamet ettiğim ve camdan dışarı baktığımda çocukluğumu ve  anılarımı yeniden yaşatan, kardeşlerimin gülücüklerini hissettiren sımsıcak bir yuva oldu. Sanırsam benim oğlum, ben ve kardeşlerim kadar şanslı olmayacak.

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon 20.01.2016-KUPON

539 - Karabükspor - Beşiktaş (MBS 3) - 2 - 1,70

541 - Celta Vigo - Atletico Madrid (MBS 3) - 0/2 - 4,25

544 - Leicester City - Tottenham (MBS 3) - İY/0 - 1,85 yada KGVAR - 1,40
Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon AZMİN ROTASI

  n536803462_192773_695

     Yıl 2000. Milenyum yılı… Beyaz uzun bir zarf, üzerinde “Nazlı Berrak GÖNÜL” yazıyordu ve beklenen an gelmişti. Heyecan, kaygı, üzüntü, umut, sevinç, merak… Tüm bu duyguların bir arada hissedildiği o an, ÖSYM’den gelen bir zarfın içine hapsedilmişti. Zarfı açamadım, okuyamadım; o gücü tek başıma bulamadım. Beni nelerin beklediğini bilemiyordum. Geleceğimi avuçlarımın içinde tutuyordum.

Soluk soluğa, yüreğim elimde merdivenleri nasıl çıktığımı sonradan öğreniyorum komşulardan,  meğersem çok gürültü yapmışım. “Anne, anne” sesleri çınlamış apartmanın içinde… Zili çalmak mı? Komik… Kapı gümbür gümbür yumruklanmış. Acı hissediyordum; ya geleceğimi, umutlarımı yakalayamadıysam?

Annem beliriverdi, yüzü buz kesmiş, sesi titriyordu ve ürkmüştü. Yemyeşil gözleriyle soru soramadı, beni dinlemek istercesine bakıyordu yüzüme. Şaşkın şaşkın elimdeki zarfı uzatabildim anneme. Düz beyaz bir kağıt ve birkaç satır yazılmış koyu renkli yazılar… Gülmeye ve kahkahalar içinde dans etmeye başladık. Hemen telefona sarıldık. Babam memleketteydi ve bir ses “Alo, kızım nasılsın?” diye sordu. Bu soruya cevap vermek sanki günlerimi alacakmış gibiydi… “Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Maden Mühendisliği Fakültesi” diyebildim. Ahizeyi gittikçe daha sıkı kavrıyordum ki bir anda hıçkırık sesleri kulaklarımı doldurdu, kendi dünyamdan çıkmamı sağlayarak iki kelime döküldü dudaklarımdan “Baba iyi misin?”. “Benim kızım maden mühendisi olacak…” Hala da çınlar bu ses kulaklarımda. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam