Posts Tagged ‘bebek’

PostHeaderIcon BEBEK İLE YOLCULUK

Tatile gitmek , yolculuk yapmak her zaman heyecan verici olmuştur. Kısa bir süreliğine de olsa büyük şehrin sıkıcılığından, stresinden, yorgunluğundan ve yoğun temposundan uzaklaşmak fikri bile baş ağrımın dinmesine yeter de artar bile😁 Yolculuk beni benden alır bilmediğim diyarlara götürür. Kendimle kaldığım zamanlardır. Kulağımda dinlemekten hoşlandığım o günkü ruhani halime göre çalan nağmeler, ben ve yalnızlığım iken her şey 2015 yılında bebeğimi kucağıma aldığım anda değişiverdi. Artık bir anneydim. Her kafama estiğinde sırt çantamı alıp diyar diyar dolaşamam ve dolaşılamayacağını da çok iyi tecrübe ettim 😊 Nasıl mı?!  Hadi anlatmaya başlayalım :

Vakti zamanında diye başlamak isterdim ancak çok yakın bir tarihte gerçekleşti. İlk defa eşim olmadan ancak artı bir fazladan misafirim yani 15 aylık bebeğim ve sağolsun var olsun teyzoşum ile  Marmaris yolculuğumuz başladı. İyiki teyzoşum yanımdaydı. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ANNEM OLDU ANNEANNE…

 

ANNEM

Ağustos böceği ile karıncanın hikayesini bilmeyen yoktur. Kısaca özetlersek:” Karınca bir kış boyunca kendisine ve yavrularına yetecek kadar yiyecek stoklaması yapar, kalacağı yeri hazırlar ve güvence altına alır”. Benim annemde bu hikayede ki ANA KARINCA.

Anne olmak demek dokuz ay boyunca bebeği karnında taşımak değil ki! Büyükler boşuna demiyor ” doğurmakla anne olunmuyor” diye.

20 yaşında beni, 22 sinde ortancamızı ve 23 yaşında da en küçüğümüzü kucağına almış ANNEM. Bizimle beraber büyümüş. İdeali; bizleri saygılı, huzurlu, mutlu, kendi ile barışık, sevgiyi bilen, mesleklerini eline almış, yuvalarını kuran kişiler olarak yetiştirmekmiş ki canım annem hepsini başardı. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BEBEKLERDE BURUN TIKANIKLIĞI VE ÇÖZÜMÜ :)

burunNerede bir bebek görsem istem dışı olarak annesine kaç aylık ya da kaç yaşında diye sormaktan kendimi alamıyorum. Sonrasında da konuşma konusu kendiliğinden açılıyor. Yemek yemesi, diş çıkarması, konuşması, yürümesi, koşması, ateşi… Anlayacağınız bebeklerle ilgili deneyimler karşılıklı olarak sohbet ortamını tetiklemiş oluyor. Bugün dolmuşta yanıma 8 aylık bir bebek ve annesi oturdu. Dolmuşun sallanması bebeğe beşik gibi geldiği için yavrucak mışıl mışıl uykuya daldı dalmasına ama nefes alıp verirken hırıltılar geliyordu. Sanki inliyordu. Anne ile aramızdaki diyologlar; Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon LUNAPARK!!!…???

lunapark

Her çocuğun hayalidir lunaparka gidip atlı karıncaya binmek, çarpışan otolara binmek, dönme dolaptan kuş bakışı bakmak ve daha nicesi. Yazın gelmesi ile; haftasonlarının biran önce gelmesi için hatta her günün tatil olması için dualar edilir ki lunaparkın yolu tutulsun. Heyecandan uykular kaçar, harçlıklar biriktirilir kumbaraların kilitleri kırılır, sırf lunaparka gitmek için. Herkesin yüzünde tebessüm, ellerinde dondurma külahları, etrafta şen şakrak çığlık atan çocukların sesleri … Nasıl güzel bir tablodur. Atlıkarıncada dönen ve el sallayan çocuklar, kendi hayal dünyalarında beyaz atına kavuşan prensler ve pembe atıyla rüzgarda saçlarını savurarak dolaşan prensesler ve onların her karesini ölümsüzleştirmek için fotoğraf karelerine dökmeye çalışan aile büyükleri ve arkadaşlar. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon THE BOMBA…(17 ŞUBAT 2016)

<<<<< 17 şubat 2016. Şubat ayının ortasındayız ama bahar havası var dışarıda. Perdeyi açtığım anda içeriye güneş göz kırptı. Güne güzel başlamak enerjik başlamak buna denir. Kahvaltı hazır çanlarını çaldım. Eşimi ve biricik bebeğimizi öpücüklere boğarak uyandırdım. Okul ve işe yetişme hazırlıklarımız hızlandı derken bebeğimi servisi bindirmeden önce “canım benim, annen seni çok seviyor. Akıllı, uslu bir çocuk ol. Babanı ve büyüklerine saygılı ol ve üzme onları. Annen seni hep sevecek” dedim, demesine de( neden bu kelimeler döküldü dudaklarımın arasından anlam veremedim ) bebeğim yüzüme garip garip bakakaldı ve “anneciğim bende seni çok seviyorum. Sakın beni bırakma. Sanki gidecekmiş gibi konuşuyorsun,gitme!” gözlerim doldu ama göz pınarlarıma laf geçirebildim ve sımsıkı sarıldım bebeğime. Eşimi de yolcu ettikten sonra sıra bana geldi ve yollara revan oldum. Kulağımda mp3 çalarım ve çalan şarkı “bugün benim doğum günüm” 🙂 Mutluyum, huzurluyum. Ama yine de derinlerde bir yerlerde bir hüzün kaplı yüreğimde. Halbuki bugün benim doğduğum gün ve akşama bebeğim ve eşimle kutlama yapacağız.

Zaman geçmek bilmedi iş yerinde. Güzel olan hava bir anda karabasan gibi çökmeye başladı, saatler ilerlerken. Bir an önce evime gitmek istiyordum.

Nihayet mesaim bitti. Koşa koşa servisime gittim. Karabasanı kovdum yeniden yüzüme gülücüğümü kondurdum eve gitmek için hazırdım. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ANNEM GİBİ ANNE OLABİLMEK…

Annem gibi anne olmak…

Bir varmış bir yokmuş diye başlar masallar ya, bende size bir masaldan ama gerçek olan bir masaldan bahsetmek istiyorum. Bembeyaz tenli, sarışın mı sarışın bir kız çocuğu varmış. Büyümüş büyümüş ve çok güzel genç kız olmuş.

Henüz 13 yaşındayken bile kapısından görücüleri eksik olmuyormuş. Birde zıpırmış ayrıca da ukalaymış. Herkese burun kıvırırmış, kimseleri beğenmezmiş derken Tarık Akan hayranı olan bu genç kızın karşısına aynı onun gibi olan bir genç adam çıkmış. O anda vurulmuş genç delikanlıya.

O yıllarda kısıtlı koşullarda üniversiteyi kazanmış hem de Gazi üniversitesi beden eğitimi bölümünü. Kayıt zamanı genç delikanlıyla beraber gitmişler, gitmesine de genç kızın dönüm noktası olmuş o gün; genç delikanlı tam kayıt sırası kendilerine geldiğinde ne yapsa beğenirsiniz! Tutmuş genç kızın kolundan “evlen benimle,hemen yarın evlenelim boşver üniversiteyi” diyerek genç kızın aklını çelmiş. Genç kızın sevdadan gözleri kör olmuş, sevmiş delikanlıyı, kaptırmış bir kere gönlünü.

Büyük şehirlerde büyüyen, teyzeleri tarafından bir dediği iki edilmeyen genç kız KÖYE gelin gitmiş. Köhne bir ev, eski kullanılmış ev eşyaları verilmiş kendisine çünkü kendi ailesinin durumu pek de iç açıcı değilmiş ama zaten delikanlıyı istememişler de! Evin tuvaletinin bir deliği varmış(koca koca lağım fareleri çıkarmış) MAAŞALLAHH demekten başka bir kelime yokmuş. Büyük şehirlerde büyüyen genç kız AŞKI için her şeye razı gelmiş. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam