Posts Tagged ‘AZİM’

PostHeaderIcon SOL AYAĞIM-CHRISTY BROWN

 

IMAG1203

 

Yıl 1999-2000; üniversite sınavlarına hazırlandığım, en zor, stresli, bunaltıcı, depresif dönemlerdi. Üniversiteyi kazanmak ve mühendis olmak idealiyle yanıp tutuşuyordum ve kazanmak için de konsantre olup çalışmam gerekiyordu. Ama bunalmıştım ders çalışmaktan, test çözmekten. Motivasyona ihtiyacım olduğu dönemlerdi “SOL AYAĞIM” kitabı ile tanıştığım zaman.

Hayatımın belli dönemlerinde DÖNÜM NOKTALARIM oldu. İlk dönüm noktam üniversite sınavına hazırlandığım yıllardı. Meşakkatli, sıkıcı, depresif… Ta ki CHRISTY BROWN ile tanışana kadar. Hayata bakış açım değişti. Hayata karşı şikayet edişlerim azaldı. ŞÜKÜR kelimesine öncelik vermeyi öğrendim. Gözlerim görüyor, ellerim kalem tutuyor, tıkırtıları duyabiliyor, koşabiliyor ve diğer ihtiyaçlarımı kendi başıma görebiliyordum. Şükürler olsun. Bana düşen görev azimle ders çalışıp konsantremi maksimum seviyeye ulaştırmak. Şimdi bahsedeceğim kitabı okuduktan sonra YAPABİLİRİM kelimesi öncelik listenizde ilk sırayı alacaktır. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon AZMİN ROTASI

  n536803462_192773_695

     Yıl 2000. Milenyum yılı… Beyaz uzun bir zarf, üzerinde “Nazlı Berrak GÖNÜL” yazıyordu ve beklenen an gelmişti. Heyecan, kaygı, üzüntü, umut, sevinç, merak… Tüm bu duyguların bir arada hissedildiği o an, ÖSYM’den gelen bir zarfın içine hapsedilmişti. Zarfı açamadım, okuyamadım; o gücü tek başıma bulamadım. Beni nelerin beklediğini bilemiyordum. Geleceğimi avuçlarımın içinde tutuyordum.

Soluk soluğa, yüreğim elimde merdivenleri nasıl çıktığımı sonradan öğreniyorum komşulardan,  meğersem çok gürültü yapmışım. “Anne, anne” sesleri çınlamış apartmanın içinde… Zili çalmak mı? Komik… Kapı gümbür gümbür yumruklanmış. Acı hissediyordum; ya geleceğimi, umutlarımı yakalayamadıysam?

Annem beliriverdi, yüzü buz kesmiş, sesi titriyordu ve ürkmüştü. Yemyeşil gözleriyle soru soramadı, beni dinlemek istercesine bakıyordu yüzüme. Şaşkın şaşkın elimdeki zarfı uzatabildim anneme. Düz beyaz bir kağıt ve birkaç satır yazılmış koyu renkli yazılar… Gülmeye ve kahkahalar içinde dans etmeye başladık. Hemen telefona sarıldık. Babam memleketteydi ve bir ses “Alo, kızım nasılsın?” diye sordu. Bu soruya cevap vermek sanki günlerimi alacakmış gibiydi… “Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Maden Mühendisliği Fakültesi” diyebildim. Ahizeyi gittikçe daha sıkı kavrıyordum ki bir anda hıçkırık sesleri kulaklarımı doldurdu, kendi dünyamdan çıkmamı sağlayarak iki kelime döküldü dudaklarımdan “Baba iyi misin?”. “Benim kızım maden mühendisi olacak…” Hala da çınlar bu ses kulaklarımda. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam