Posts Tagged ‘anne’

PostHeaderIcon ANNEM OLDU ANNEANNE…

 

ANNEM

Ağustos böceği ile karıncanın hikayesini bilmeyen yoktur. Kısaca özetlersek:” Karınca bir kış boyunca kendisine ve yavrularına yetecek kadar yiyecek stoklaması yapar, kalacağı yeri hazırlar ve güvence altına alır”. Benim annemde bu hikayede ki ANA KARINCA.

Anne olmak demek dokuz ay boyunca bebeği karnında taşımak değil ki! Büyükler boşuna demiyor ” doğurmakla anne olunmuyor” diye.

20 yaşında beni, 22 sinde ortancamızı ve 23 yaşında da en küçüğümüzü kucağına almış ANNEM. Bizimle beraber büyümüş. İdeali; bizleri saygılı, huzurlu, mutlu, kendi ile barışık, sevgiyi bilen, mesleklerini eline almış, yuvalarını kuran kişiler olarak yetiştirmekmiş ki canım annem hepsini başardı. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon SOL AYAĞIM-CHRISTY BROWN

 

IMAG1203

 

Yıl 1999-2000; üniversite sınavlarına hazırlandığım, en zor, stresli, bunaltıcı, depresif dönemlerdi. Üniversiteyi kazanmak ve mühendis olmak idealiyle yanıp tutuşuyordum ve kazanmak için de konsantre olup çalışmam gerekiyordu. Ama bunalmıştım ders çalışmaktan, test çözmekten. Motivasyona ihtiyacım olduğu dönemlerdi “SOL AYAĞIM” kitabı ile tanıştığım zaman.

Hayatımın belli dönemlerinde DÖNÜM NOKTALARIM oldu. İlk dönüm noktam üniversite sınavına hazırlandığım yıllardı. Meşakkatli, sıkıcı, depresif… Ta ki CHRISTY BROWN ile tanışana kadar. Hayata bakış açım değişti. Hayata karşı şikayet edişlerim azaldı. ŞÜKÜR kelimesine öncelik vermeyi öğrendim. Gözlerim görüyor, ellerim kalem tutuyor, tıkırtıları duyabiliyor, koşabiliyor ve diğer ihtiyaçlarımı kendi başıma görebiliyordum. Şükürler olsun. Bana düşen görev azimle ders çalışıp konsantremi maksimum seviyeye ulaştırmak. Şimdi bahsedeceğim kitabı okuduktan sonra YAPABİLİRİM kelimesi öncelik listenizde ilk sırayı alacaktır. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BEBEKLERDE BURUN TIKANIKLIĞI VE ÇÖZÜMÜ :)

burunNerede bir bebek görsem istem dışı olarak annesine kaç aylık ya da kaç yaşında diye sormaktan kendimi alamıyorum. Sonrasında da konuşma konusu kendiliğinden açılıyor. Yemek yemesi, diş çıkarması, konuşması, yürümesi, koşması, ateşi… Anlayacağınız bebeklerle ilgili deneyimler karşılıklı olarak sohbet ortamını tetiklemiş oluyor. Bugün dolmuşta yanıma 8 aylık bir bebek ve annesi oturdu. Dolmuşun sallanması bebeğe beşik gibi geldiği için yavrucak mışıl mışıl uykuya daldı dalmasına ama nefes alıp verirken hırıltılar geliyordu. Sanki inliyordu. Anne ile aramızdaki diyologlar; Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon EY ZAMAN !

 

 

kanvas-tablo-saat-1-kopya-kopya1-422-10-B

 

 

Ey zaman! Kapatma düğmesi olmayan zaman. Kanayan yaralara merhem olan zaman. Donduramıyor muyuz seni? Konuşsana cevap versene EY ZAMAN. Neden bu kadar acımasızca ilerliyorsun?!

Hayal gücü çok gelişmiş olan ben hala bile zamana nasıl karşı gelebilirimin yollarını düşünmüyor değilim. Keşke her şey izlediğimiz Amerikan vari filmlerdeki gibi olsa ve ışık hızını yakalasak. Hep hayalini kurmuşumdur ışık hızını yakalayınca yanımda kimler olsun diye. Malumunuz uzay gemisi pek de büyük değil. Önce keşif yapmak için kendim gitsem sonra sevdiklerimi yanıma alsam ama onları almadan önce ışık hızını yakalarsam ne olacak… Sonuçlarını düşünmek istemesem de beynim buna izin vermiyor ve her şey gözümün önünde canlanıyor;” evime dönmüşüm ama annem babam yok, kardeşlerim yaşlanmış, bebekleri kocaman olmuş hatta evlenmişler. Ben ise olduğum yaşta duruyorum. ” Yok yok istemem böyle bir son. Zamanın ilerlemesine varım. Sevdiklerimle beraber yaşamadıktan sonra onlarla yaşlanmadıktan sonra neyleyim ben gençliği. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon İSTİKLAL MARŞI

 

istiklalmarsi-ataturk-gencligehitabe-500x500

 

İstiklal Marşı… Nice şehitler verildi bu vatan uğruna ki hala nice ocaklara yangın düşüyor, yürekler dağlanıyor kim bilir kim bilir…

İlk öğretmenim ANNEM. Her şeyin ucundan öğretti bana. Okumayı yazmayı bilmezken dualar ezberletti, istiklal marşını öğretti. İstiklal Marşı okunduğunda nerede ne şekilde olursak olalım hazır ol da durmamız gerektiğini öğretti.

Canım annem, şiir nasıl okunur, nasıl duygu katılır ve topluma nasıl kendimi dinlettiririm onu öğretti. Boş boş değil duyguyla, heyecanla, şevkle, el kol hareketleriyle şiirin içinde yaşamayı ve o duyguyu yaşayarak okumayı öğretti. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam