Archive for Şubat, 2019

PostHeaderIcon KAPININ ARDI…

Siyah kapı, beyaz kapı, oranj kapı, süslü kapı, süssüz kapı, altın kapı, gümüş kapı, tokmaklı-tokmaksız kapı ne fark eder ki hepsi kapı değil mi? Her kapının ardında yaşanmışlıklar yok mu? Her kapının ardında bin bir çeşit yaşam yok mu? Ha öyle ha böyle kapı… Önemli olan o kapıların ardında ki GERÇEKLER değil mi?!!!…

Kapıların ardında yaşananları; iyisiyle, kötüsüyle bizler var etmiyor muyuz? Mutluğu-mutsuzluğu, sevinci-üzüntüyü, şiddeti-sevgiyi, istismarı-sahiplenmeyi bizler var etmiyor muyuz? Seçim şansı önümüze altın tepsi ile sunuluyor. Yoksa kura mı çekiyoruz; acaba bugün nasıl yaşasak, nasıl davransak, ne yapsak! Canım sıkılıyor dur birisinin ağzını burnunu kırayım da sıkıntım geçsin diye mi ŞİDDET UYGULUYORUZ ve altın tepsideki ŞİDDETİ Mİ seçiyoruz!!! Peki peki ya çocuk istismarları, ya da tecavüz ya da ya da dur dur dilimin tam ucunda ama acaba hangisini yazsam buraya ki…!!! Şuan çok farkındayım bozuk cümleler, anlamsız anlamlar yüklü kelimeler ile yazıyorum. Çünkü şuan ne düşünüyorsam parmaklarım klavyenin üzerinde ona göre dolaşıp “TIK TIK TIK ” SESİNİ ÇIKARIYOR VE YAZMIŞ OLUYORUM. Anlayacağınız bu yazımda ne noktalama işaretlerine ne de dilbilgisine ya da ya da yazım yanlışlarına takılmıyorum. Kapıların ardında neler neler oluyor bir çırpıda yazmak istiyorum. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon FALA İNANMA! FALSIZ DA KALMA :)

Fala inanma, falsız da kalma 🙂 Bildiğim ve anladığım tek fal TAROT KARTLARI ile bakılan fal. Tarot kartlarına sempatim de iskambil kağıtlarına benziyor olması 🙂 İskambil kağıtları ile oynanan bir çok oyunu bilmem ve ilgi duymam, tarot kartlarını sevmeme ve anlamama yardımcı oldu. Gerçi sonradan öğrendim ki tarot kartları ile fal bakmanın da bir raconu varmış. Kart seçiminin hangi el ile yapılması gerektiğinden, kartların enerjisi olduğundan tutun da daha neler neler. Ben kendi çapımda eğleniyormuşum. Öyle fala inanan ya da fal baktıran biri de değilim(arkadaşlar arasında gırgır şamata olsun, sohbet olsun misaliydi benimki). Bir çok arkadaşım ballandıra ballandıra anlatırlardı “ayol falda şu çıktı, fal da bu çıktı. Fala inanmıyorum ama kahve falına bakan kişi yaşadığım şeyleri bir bir ortaya döktü” cümleleri ile beynim yıkanmış olsa gerek ki merakıma yenik düştüm.

Yıllar yıllar önce (ben genç iken derler ya o misal ) arkadaşımın aklına uydum. Kahve falı baktırmaya karar verdim. Meğersem öyle çat kapı gidip olmuyormuş. Kahve falı baktırmak için önce randevu almak gerekiyormuş. Çok yoğun çalıştıkları için kendisine uygun bir tarih veriyormuş. Hadi eğlence olsun diye kabul ettim. Arkadaşım arayıp randevuyu aldı. O tarih, kapının zilini çaldığında yapmamız gereken kafeye gidip bir Türk Kahvesi içmek ve fincanı tabağa ters çevirmek. Kahve fincanı soğuyup sıranız geldiğinde fala bakan kişi sizi ayrı bir masaya alıp anlatıyor da anlatıyor. Siz “aaa evet “dedikçe konuşma devam ediyor. Sizin mimikleriniz, duruşunuz ve ağzınızdan çıkan tüyolar pek bir işe yarıyor fala bakan kişi için demedi demeyin 🙂 Buraya kadar her şey gayet normal. Ancak benim öncesinde yaşadıklarım ve sonrası pek bir trajikomik 🙂 Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam