Archive for Aralık, 2016

PostHeaderIcon YENİ BİR YIL DAHA; 2017

 

2017

 

Hoş mu geliyorsun beş mi gidiyorsun senenin sonunda yaşayıp göreceğiz seni; 2017. Yeni umutlar, hayaller, yapılacaklar listesi, gönlümüzden geçenler ile seni bu gece bando mızıka takımı ile karşılıyor olacağız; 2017. Çok bir beklentimiz yok demek YALAN OLUR, insanoğluyuz ve bitmek tükenmek bilmeyen isteklerimiz ile seni yoracağız elbet; 2017.

Günlerdir gündemden düşmüyorsun YENİ YIL. Başka derdimiz tasamız yok ya senin CAİZ olup olmadığına kafa yoruyoruz. Kutlamalı mı lanetlemeli mi? Valla neyin kafasını yaşıyoruz anlamış değilim. YENİ BİR YIL geliyor ve yeni bir yıla girerken seni sevdiklerimizle bir arada, emek verdiğimiz sofralarımızla, neşeyle, umutla karşılamanın neresi GÜNAH bilemedim. Devlet büyüklerimizin ya da bu konuyu gündeme atanların da vardır elbet bir bildikleri 🙂

Mutsuzluk, karamsarlık, korku, şiddet, KÖTÜLÜK aldı başını gitti. Hangi dala tutunsak ya bir bomba, ya bir terör ya bir kalleşlik ile karşı karşıya kaldık. Sensin UMUDUMUZ 2017! Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BEBEKLERDE KABIZLIK

                     SERVET  = KAKA

kabizlikAnnelik, babalık kolay iş değilmiş. Doğurmak ise bu boyutun en kolay yanıymış. Her yıl değil her gün hatta her saat bile size bir çok tecrübe katıyor. Anı anına uymuyor ki bu uşakların 🙂 Dertler derya olmuş, almış başını gitmiş.

Kaka kelimesini çılgın anneannemiz SERVET olarak lugatımıza kattı. SERVET YAPTI diye dans edip, havalara uçup, oley diye bağıracağım ölsem aklıma gelmezdi. 🙂 Bir başkaymış bebek büyütmek. Bakalım daha ne gibi garip olaylara sevinç çığlıkları atacağız.

Kabızlık, bebeklerde, çocuklarda hatta yetişkinlerde en büyük sorunlardan biri. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ARKADAŞ DEDİĞİN…

 

indirİNSANLAR için; neden, niye ve niçin gibi soruları sormayı 30 yaşında bıraktım. İnsanları olduğu gibi kabullenmek doğru veya yanlış! Üzülürdüm hatta için için ağlardım “neden aramıyorlar, neden böyle yaptı, niye bunları söyledi”… diye. Yıllar öncesinde çok değer verdiğim ki hala görüştüğüm bir arkadaşım bana”insanlara gerektiğinden fazla değer veriyorsun!” hatta “ben, senin bu kadar iyi niyetli biri olduğuna inanmıyorum. Seninle artık görüşmek istemiyorum” demişti. Çok haklıydı. İnsanlara olduğundan fazlaca değer vermek ve onlara inanmak. Bunu annemde söylerdi ve her şey üst üste geldiğinde jeton düşüyor 🙂 Sonrasında mı ne oldu? Arkadaşımı kaybettim; hem de iyi niyetli olduğum ve değer fazla bildiğim için. Tam altı ay sonra beni aramıştı. O sahne gözlerimin önünden hiç gitmez; telefonum çaldı ve o arıyordu(Özlem); “Selam,nasılsın? Ben sana ne söyleyeceğimi bilemiyorum” dedi. Bense ona her zaman telefonun diğer ucunda olacağımı söylemiştim ve “Sus, boşver hiç bir şey söyleme. Ben seni seviyorum” demiştim. Benden özür diledi. Bulunmaz bir dost olduğumu söylemesi bana yetti. Yıllar ve yıllar sonra hala DOSTUZ.

Herkesi kendin gibi düşünmemelisin. Sana zarar vereceğini düşündüğün insanları hayatından çıkarmalısın ki sende onlara benzeme. İnsanlık; MUTSUZ, ŞİKAYETÇİ, BEZMİŞ… Her şeye inat nefes almak güzel, şükür etmek bulunmaz bir maneviyat.

Size maddi veya manevi zarar veren kişileri çevrenizden uzaklaştırın. “Aman ayıp olur, yapamam, hakkımda ne düşünür” gibi KLİŞELERİ BOŞVERİN. Eğer siz önce davranmazsanız zaten karşı taraf sizden önce gerekeni yapacak ve canınızı acıtacaktır.

Sosyal medya neden var? Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam