Archive for Ekim, 2016

PostHeaderIcon ANNEMİN SON ÇILGINLIKLARI

anneAlzheimer olan bir annenin hikayesi… Ankara Şinasi Tiyatro sahnesinde gösterimde. Kararsızdım bu oyuna gitmek için. Neden mi? Konusunu okuduğumda acaba dayanabilir miyim diye kendimle iç hesaplaşmam oldu. Gerçeklerle yüzleşmek acaba canımı çok mu yakacaktı ki KORKUYORDUM!

Oyun 1 perde zaten yetti de arttı bile. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon KELEBEĞİN RÜYASI

kelebekDenizlerin masmavi, kuşların cıvıl cıvıl şarkı söylediği, ormanların yanıp kül olmadığı yemyeşil bir dünya da OTRİ adında bir kelebek yaşarmış. Rengarenk kanatları ile özgürce süzülürmüş çiçeklerin üzerinde. Uzun uzun yaşamak, başka ülkelere gitmek istermiş. Küçük çocukları çok kıskanırmış. Her sabah onların oyun oynamalarını imrenerek seyredermiş. Onlar gibi olmayı istermiş.

O diyarlarda her kelebeğin bir dilek hakkı varmış. Bizim Otri de çocuk olmak için dileğini tutmuş ve uyumuş. Sabah gözlerini açtığında inanamamış; ayakları, elleri var. Koşabiliyor, ellerini kollarını sallıyor tam bir çocuk olmuş, Otri. Ancak her büyülü dileğin bir bedeli olurmuş. Otri bir çocuk olmuş olmasına da hala kendisini bir çocuk gibi hissedemiyormuş. Hala çok narin, kırılgan ve benekliymiş. Her şeye rağmen çocuk olmanın tadını çıkarmış.

Doktorlar bu hastalığa kelebek hastalığı adını vermişler. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon RUMUZ GONCAGÜL

img-20161020-wa0001

Sizin rumuzunuz var mı? Benim mi? En çok kullandıklarım; The Ber, Berroş, bırrık…Pc oyunlarına kayıt olurken, online sitelere üye olurken ve hayatımın bir çok karesinde rumuzlarım bana eşlik ediyor.

Uzun zamandır blog sayfamda yazı paylaşmak hiç içimden gelmedi. Malumunuz yaşanılan onca terör, darbe, cinayetler,  F16 lar, bombalar ve bombalamalar… 🙁 derken bugün kırdım zincirlerimi. Bu anı da yazamayacaksam ben niye blogger olmaya devam edeyim ki dedim kendime. İyisiyle kötüsüyle karalama yapmalı, yazdıklarımı paylaşmalıyım sizlerle.

Ev, iş, bebek, eş ve arada bir de olsa araya sıkıştırdığımız sosyal aktiviteler ile ömür geçiyor. “RUMUZ GONCAGÜL “ adlı tiyatro oyunundan bahsedeceğim. Günümüz televizyon kuşağında yayınlanan evlilik programlarını ince bir üslup ile eleştiriyor. Espriler cuk diye oturuyor. Müzik, dans, komedi, dram, trajedi, eleştiri… Hepsini bir arada hissettiren harika bir tiyatro oyunu. Silkelenmek istiyorsanız, karabasan çökmüş günümüz Türkiye’ sinden iki saatliğine de olsa uzaklaşmak için mutlaka seyretmelisiniz.

Oyuncular tam anlamıyla rollerinin haklarını verdi. Tüm karakterler bir girdap gibi sizi anında oyunun içine çekiyor ve “The end” olana kadarda sürekliliğini korumayı başarıyor.

Yıl 1999-2000; Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon İLAÇ NİYETİNE KEREVİZ…

kerevizKereviz denildiğinde ilk akla gelen piştiğinde saldığı koku! Pişirmesini bilene kokudan eser kalmaz. Yeni evliydik, eşim sebze yemeklerini çok sevdiği için akşama ona sürpriz olarak KEREVİZ pişirmeye tam karar vermiştim ki daha önce hiç pişirmediğim aklıma geldi 🙁 Demokraside çareler tükenmez yeter ki İSTE. Google sormak yetti 🙂 Eşim her zaman eve girdiğinde hangi yemeği yaptığıma dair kokulardan tahminde bulunurdu ki bu sefer yanına bile yaklaşamadı. Mutfak mis gibi portakal kokuyordu ve gırgırına eşim; “hayırdır portakallı ördek mi yaptın?” diye espiri yaptı. En önemli püf noktası kereviz pişerken içine hem portakal kabuklarını hem de suyunu koymayı unutmamak. Ayrıca mutlak suretle düdüklü tencerede pişirmek. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam