Archive for Ağustos, 2016

PostHeaderIcon YAŞ KEMALE ERİNCE

19_Ekim_2011_23_56_07_1220514179Yaş kemale erince mi ?!!! Her yaşın bir güzelliği varmış. Akrep ve yelkovan ilerledikçe, takvim sayfaları bir bir koparıldıkça anlıyorum zamanın nasıl da su gibi akıp geçtiğini…

Bir varmış bir yokmuşa dönüyor hayat hikayemiz. Her şeyin bir yaşı varmış ve tecrübeyle sabitleniyormuş. Muş ta mış…

Okumanın yaşı olmaz doğrudur ama inanın ki bir zaman sonra kafa basmıyor, jeton on köşeli oluveriyor. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ŞİŞMANLIK NEDENLERİ

 

şişmanlıkAynaya baktığımızda ikinci bizi görmek sanırsam hiç birimizin hoşuna gitmeyen bir durumdur. “Ne yesem yarıyor” cümlesinin doğruluğu tartışılır. Şişmanlamak, kilo almak bir çok nedene bağlı olabilir. Diyetisyen değilim ancak araştırmalarıma ve gözlemlerime dayanarak sizlerle de paylaşmak istediğim bilgiler var. Neyi doğru biliyoruz neyi yanlış yapıyoruz.

Cinsiyet : Şişmanlık her iki cins için de söz konusu olmakla birlikte, kadınlarda daha sıklıkla görülebilir.

Yaş : Şişmanlık, genelikle orta yaş hastalığı olarak kabul edilmektedir. Yaşla birlikte bazal metabolizma yavaşlar, enerji harcanması azalır, enerji alımı bunu dengelemezse yaş arttıkça vücut ağırlığı artar.

Psikolojik faktörler : Ölümler, ağır hastalıklar, stres, mental çöküntü şahısların büyük ölçüde kilo almalarına neden olur. Burada yemek yeme bir çeşit gerilimden kurtulma çaresi olarak görülmektedir. Kaygıya karşı savunma aracına dönüşen yeme alışkanlığı, geceleri bile süren duraksız bir hal alabilmektedir. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ANTİKA SOBALAR

IMAG1997Ha babam ver odunu, ha babam ver kömürü. Kökle kökleyebildiğin kadar… Öksür öksürebildiğin kadar.

Kargalar bile …. yemeden yakılırdı sobalar. Çıtır çıtır yanardı fındık kabukları sobanın içinde. Ilk tutuşturması zordur. Haydi nefesine kuvvet, üfle ha babam üfle. Sonrasında da aman köz geçmesin diye saat başı atılan odunlar.
Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon DOYA DOYA ÇOCUKLUK


Doya doya yaşamak var çocukluğu. Doya doya koşmak, hayal kurmak, oynamak, denize girmek, kuzenlerle arkadaşlarla vakit geçirmek… Keşke herkes ben ve kardeşlerim kadar şanslı olsa!

Güneş odamızın içine göz kırpmaya, horozlar ötmeye başladığında açardık gözlerimizi. İlk iş kahvaltı ve hemen sonrasında deniz, kum ve güneş ile eğlenmek.

Öğleden sonra bizim tabirimizle harman evi, sizlerin ise çiftlik evi olarak bildiğiniz çeşit çeşit hayvanların olduğu yemyeşil bir yerde koşturmaca bizi beklerdi. Dut ağaçları, elma,erik ve daha bir çok meyve ağacının altında gölgelenir ve meyvelerinden yararlanarak geçirilen saatler. Findukları( fındık) unutmamak gerek. Harçlık çıkardığımız yegane para kaynağımız. (Ohooo şimdilerde mi, fındık yok ki, sel almış götürmüş) Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ACİL NUMARALAR

acilHer an her şey başımıza gelebilir. Sakın büyük konuşmayın!!! Akıllı telefonlar hayatımıza girdi gireli ne telefon numaralarını ezberliyoruz ne de günlük rutin işlerimizi beynimize kazıyoruz. Nasıl olsa bize hatırlatan AKILLI TELEFONLARIMIZ var; var da! Ya akıllı telefonunuz SİL BAŞTAN yaparsa ne olur? Parmak kaldırıyorum ve cevap hakkımı kullanıyorum: tüm hayatımızdaki kişiler, acil numaralar, notlarımız v.s… uçar gider 🙂 Çok güvenmemek gerekli.

Geçenlerde iş için şehir dışına çıktığımda karayollarındaki tabelalar gözüme çarptı. ORMAN YANGINI-177. Ve bunun gibi hayatımıza anlam katacak ve bir gün mutlaka işimize yaracak KISA ve ÖZ numaralar olduğunu hatırlattı yolculuğum. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam