Archive for Nisan, 2016

PostHeaderIcon DÜNYA DANS GÜNÜMÜZ

DANSKapı gıcırtısına da oynanır mıymış demeyin. Ruhumuz çingene ne yapalım 🙂  İlk dansa başlamam oryantel ile oldu ve sürekliliği devam etti. Kız çocuğu annesinden ne görürse onu örnek alırmış ya işte benim hikayemin başlangıcı anneme dayanıyor, her şeyde olduğu gibi. Biricik annem üniversitede beden eğitimi bölümünü kazanıp gitmemesiyle ünlüdür. Çünkü babam kayıt sırasında annemin kolundan tutmuş ve evlen benimle demiş, çok romantik bence de!!! Annemin hikayesi de çocukluğunda aerobik, dans, her tarz sporu yapmakla başlamış ve kızına yani bana güzel bir hobi bıraktı. Hayran hayran izlerdim annemin dansını ve her figürünü aklımın bir köşesine kazır, gözlerimle videoya çekerdim annemi.

İlk okuldayken dansa, halk oyunlarıyla başladım. Başaralı ve liderlik yapıyordum. İlkokul beşinci sınıfta Ankara’ya geldiğimizde öğretmenim benden halk oyunları ekibi kurma mı, arkadaşlarıma öğretmenlik yapmamı istedi. Yıl sonu gösterisi düzenleyecektik. İlk işim ekibi kurmak oldu arkasından da giyeceğimiz kıyafetleri organize etmek veee çalsın davullar, zurnalar başlasın üç ayak… Çok güzel bir gösteri hazırlamıştık ekibimle. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon EŞEK YİNE EŞEKTİR!

 

 

 

images (2Nikotin = Sigara = Duman = Zehir … Sağlığa zararlıdır, ölümlere, sakatlıklara sebebiyet verir … Bunlardan bahsetmeyeceğim bile çünkü klişe oldu bu laflar. Hatta sigara paketinin üzerinde bile yazıyor başınıza gelecekler/gelebilecekler! Anlamsız, benim buradan sigaranın yan etkilerinden bahsetmem. İçin ohh afiyet bal şeker olsun! mu? demek gerekir bunu da bilemedim.

Kapalı alanlarda, taksilerde, dolmuşlarda, otobüslerde v.s… yasaklandı bu meredi içmek. Restoranlarda, kafelerde, kahvehanelerde sigara içilebilir adı altında, açık havada özel alanlar yarattı mekan sahipleri. Kimi barlarda da bu yasak uygulanıyormuş gibi gösterilip fosur fosur içildi de… Buraya kadar eyvallah diyorum herkesin özeli kendine de, be kardeşim sen el kadar çocuklardan ne istersin!

Cahillik diz boyu. Hatta okumuş adamın cahili de hiç çekilmiyor. Babamın bir sözü “Eşeğe altın semer de vursan EŞEK yine EŞEKTİR” diye. Okumakla adam olunmuyor. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon D&N ATÖLYE İLE TANIŞALIM

D&N

 

Bugün sizlere özel günlerinizde hediye seçmenizi kolaylaştıracak ve kişiye özel ürünler yapan D&N ATÖLYESİ‘nden bahsetmek istiyorum. Bloğumuzun adını hakkıyla vermek gerekiyor amacımız HER TELDEN yazılar yazmak ve paylaşmak. Düğün, nişan, kına sezonu bahar ve yaz aylarının gelmesiyle başlıyor. Telaş içinde nerede ne var diye gezip dolaşmaktan ayaklarımıza kara suların indiği güzel ve yorucu günler… Sizlere daha kolay seçim yapabilmeniz, daha az yorularak karar verebilmeniz için D&N ATÖLYESİ ile tanıştırmak istedim.

 

D&N ATÖLYESİ :

  • Öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Bu işe ilk başlama sebebiniz nedir ?Beklentileriniz neler ?

Biz Marmara üniversitesi Fransızca mütercim tercümanlık mezunu, aynı zaman da kabin memuru olarak çalışan , 7 yıllık arkadaşlığı olan 6 yıllık ev arkadaşlığı yapan 2 arkadaşız. (Elif Nilay Karabulut – Dilay Topalı)

2 yıla aşkın süredir ev arkadaşım Dilay sürekli hediyelik tasarımları takip ediyordu. Sürekli bu işi yapmayı istediğini söylüyordu özellikle geçen yıl çok yoğun uçuşlarımız olduğu için bir türlü fırsat bulamadık. En sonunda annesi ve teyzesiyle Eminönü’nde gezinirken fiyat araştırması yapmış ve eve geldiğinde bu işi artık yapmamız gerektiğini söyleyip durdu. 2 gün geçmeden malzemeleri almaya gitti, böylelikle kendimizi bu işin içinde bulduk .

  • Hedefleriniz ?

Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BUGÜN 23 NİSAN

 

Bugün 23 NİSAN. NEŞEYLE DOLUYOR İNSAN. Dünya çocuk bayramı kutlu olsun. Şenlensin her yer. Okunsun şiirler. Çalsın bandolar. Türk Bayrak’larıyla donansın camlar, çerçeveler. Çığırtkanlar o güzel sesleriyle anonslar yapsın tüm yurtta BAYRAM VAR ey ahaliiii… Dünyanın dört bir yanından gelsin çocuklar. Oynansın oyunlar el ele kol kola. Ata’ mızın mirasına sahip çıkalım. İzin vermeyelim bugünü karartmak isteyenlere. Çocuklarımızın geleceklerini almalarına izin vermeyelim. Dur kelimesini lugatımızın en başına ekleyelim ki çağdaş ülkemizi bağnazlara yobazlara terk etmeyelim. Haydi gelin çocuklar el ele el ele verin çocuklar. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon KIYMETLİMİ BULDUM

KIYMETLİMŞeytan aldı götürdü satamadan getirdi… Yuppy yüzüm gülüyor çok ama çok mutluyum. İyilikler karşılığını buluyormuş bir kez daha tecrübe ettim.

Eylül ayıydı. Yeni bir ev, yeni komşular, yeni bir düzen… Ev taşıma telaşını az çok hepiniz yaşamışsınızdır. Zorluklarını, pisliklerini, yorgunluklarını yaşamadan anlamak mümkün değil. Öğrencilikte kine benzemiyor. O yıllarda taşınmak bir o kadar kolay ve eğlencelidir. İmece usulü arkadaşlarınız hep bir elden yardım eder ve hooooppp diye bitiverir. Çekirdek bir aile olduğunuzda işler hiç de öyle hooooppp diye oldu da bitti olmuyor 🙂 Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BEBEKLERDE ATEŞ

 

ateş

Ateşteyim ateşte… Bebek olmak zor iş diye bir önceki yazımda da yazmıştım. Kırmızı kalemle altını çizerek  “ATEŞ” kelimesine de dikkat çekmek istiyorum. Özellikle erkek bebeklerde ve çocuklarda daha tehlikeli olan ateşlenmelerde panik yapmadan seri hareketlerle neler yapabiliriz? Yaşanılan birebir tecrübelerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Bu dünyada benim başıma gelmez, bana bir şey olmaz klişe cümleler… Aslında yazacaklarımı özetliyor 🙂

Bebeğim rota virüsü aşısının ikincisini vurulduktan üç gün sonra kanlı ishal oldu ve 40 derece ateşi oldu.  Eşim ve ben yalnızdık. İlk ateşini ölçtüğümüzde 37,5 iken her yarım saatte bir artarak 39,5 dereceyi buldu. İlk müdahalemiz soymak ve ılık su ile duş aldırmak, arkasından da soğuk su ile elini yüzünü yıkamak ve ateş düşürücü vermek oldu. Ancak bana mısın demedi ve bir türlü ateş düşmek bilmedi. İlk kez karşılaşıyorduk ve tecrübesizdik. Akşam saat 21:30 da anne yetiş diye feryat figan telefona sarıldım. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BEBEKLERDE DİŞ SENDROMU

 

diş

Her yaşın bir sendromu var. Yaş ilerledikçe hem fiziksel hem de ruhsal evrimler geçiriyoruz. İki yaşına kadar olanları anneler, babalar ve büyümemize şahit olan çevremiz hatırlar ve hatırlatır. Bebeklerde diş çıkarma ne zormuş! Çeken bilir derler ya! Uykusuzluğuma mı, bebeğimin ağlamasına mı, bebeğimin acı içinde kıvranmasına mı yanayım bilemedim. İlaç taraftarı biri değilimdir ancak bu gibi durumlarda doktorunuz kendiniz olacaksınız. Bebeğinizi, çocuğunuzu alıp koşa koşa hastane yolunu tutmak inanın ki çözüm değilmiş, birebir tecrübe ettim. Bundan da bahsedeceğim sizlere.

Diş çıkarma evresinde öncelik;  Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam