Archive for Şubat, 2016

PostHeaderIcon HAYVAN DOSTU OLMAK

Hayvan sevgisi bile küçük yaşta veriliyormuş. Kendi gözlerimle şahit oldum. Oğlum henüz 1 yaşında, tam bir hayvan dostu ki annesi olarak ben de çok severim ama bir okadar da korkarım. Oğlum benim gibi olmasın diye korku mu gizlemeye çalışıyorum. Dün Aslı teyzesi ve  “Uzay’ı” ziyarete gittik. Aslı teyzesinin ve Tolga amcasının iki kedisi var ;”Bendır ve Kavrun”. Umarım ki isimleri doğru yazmışımdır! Yoksa Aslı beni kıtır kıtır keser ki, haklı ezberleyemedim. Şimdiden özür.

Alvin, anneannesi ve dedesi ile sık sık parka gitmeye başladı havaların ısınmasıyla. Köpek, kedi, kuş v.s parkta görülebilecek tüm hayvanları anlatıp sevdirmişler. Hem el ile hem göz ile temasta bulunmuş bizimkisi ki, eğer ben olsaydım sanırım sadece uzaktan sevmesini sağlayabilirdim. Teşekkürler ÇILGIN anneanne ve KARİZMA dede, iyi ki varsınız. Bu sayede Alvin hayvanların sevgisini de öğrenmiş oldu.

Aslı teyzesine gittiğimizde pisipisileri görünce sevinç çığlıkları attı, kedilerin peşinden bir o yana bir bu yana koşturmaya basladı, hem de yorulmak nedir bilmeden. Bendır bebeklerden ve çocuklardan korkuyor ve hemen kaçıyor, Kavrun ise çok ağırbaşlı hiç oralı bile olmuyor yeter ki sevilsin ve karnı doysun ? Alvin, sevgi seline tuttu pisipisiyi.

Sabah kahvaltısında ya da akşam yemeğinde artan ekmeklerin bir kısmını soğuk havalarda cam önlerine koyduk ki kuşlar açlıktan ölmesin diye. Hiç umursamadım ” vay efendim camın kenarı kirlenecek, pencerelerim batacakmış “falan filan demeden doyurduk kuşları oğlumla. Anneannesi sağ olsun bu aklı verdiği için. Perdeyi de açıyorduk ki kuşların gelip, yemeklerini yemeklerini seyretmek için. Alvin onları gördüğünde hiç hareket etmeden seyrediyordu sanki biliyordu hareket etse kuşlar korkup kaçacak. Akıllı oğlum benim. Parka gittiklerinde de anneannesi ve dedesi ile güvercinleri beslemeleri takdire şayan. Ben kuştan bile korkarım ki çocukluğum çiftlikte geçmiş olmasına rağmen. Kısıtlı koşullarda bile oğlum hayvan dostu oldu. En başta da söylediğim gibi her şey ailede başlar küçük yaşta.

“Ağaç yaş iken eğilir ” sözünü de buraya eklemek isterim. Oğlum büyüdükçe bakalım evimize hangi hayvanlar misafir olacak. Yaşayıp göreceğiz.

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon İSTİKLAL MARŞI

 

istiklalmarsi-ataturk-gencligehitabe-500x500

 

İstiklal Marşı… Nice şehitler verildi bu vatan uğruna ki hala nice ocaklara yangın düşüyor, yürekler dağlanıyor kim bilir kim bilir…

İlk öğretmenim ANNEM. Her şeyin ucundan öğretti bana. Okumayı yazmayı bilmezken dualar ezberletti, istiklal marşını öğretti. İstiklal Marşı okunduğunda nerede ne şekilde olursak olalım hazır ol da durmamız gerektiğini öğretti.

Canım annem, şiir nasıl okunur, nasıl duygu katılır ve topluma nasıl kendimi dinlettiririm onu öğretti. Boş boş değil duyguyla, heyecanla, şevkle, el kol hareketleriyle şiirin içinde yaşamayı ve o duyguyu yaşayarak okumayı öğretti. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon KIŞ SEBZELERİNİN FAYDALARI

Sebzeleri yaz ve kış olarak ayırt etmekte fayda var hele hele de bu devirde. Nerede o eski zamanlarda ki hormonsuz meyveler, sebzeler! Organik diye etiket yapıştırıyorlar ne kadar inandırıcı, bilemiyorum. Oğlumdan öncesinde de ve sonrasında da kışlık ve yazlık yiyecekler diye ayırt etmişimdir. Yazın annem kasa kasa domates alır ve konserve yapar eee tabii bizde yararlanıyoruz 🙂 Yazlık biberleri yemeklik doğrayıp derin dondurucuya atıyorum ki kışın biber tüketimini oradan gerçekleştiriyorum. Kırmızı biberleri közleyip közleyip hopp buzluğa atıyorum. Yaz sebzelerini kışa hazırlamış oluyorum.

Sebze yemeye özen göstermeliyiz ki vücut direncimizi koruyabilelim. Sizlere bu yazımda kış sebzelerinin faydalarından bahsetmek istiyorum(diğer yazımda da kış sebzelerinden bahsedeceğim). Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon THE BOMBA…(17 ŞUBAT 2016)

<<<<< 17 şubat 2016. Şubat ayının ortasındayız ama bahar havası var dışarıda. Perdeyi açtığım anda içeriye güneş göz kırptı. Güne güzel başlamak enerjik başlamak buna denir. Kahvaltı hazır çanlarını çaldım. Eşimi ve biricik bebeğimizi öpücüklere boğarak uyandırdım. Okul ve işe yetişme hazırlıklarımız hızlandı derken bebeğimi servisi bindirmeden önce “canım benim, annen seni çok seviyor. Akıllı, uslu bir çocuk ol. Babanı ve büyüklerine saygılı ol ve üzme onları. Annen seni hep sevecek” dedim, demesine de( neden bu kelimeler döküldü dudaklarımın arasından anlam veremedim ) bebeğim yüzüme garip garip bakakaldı ve “anneciğim bende seni çok seviyorum. Sakın beni bırakma. Sanki gidecekmiş gibi konuşuyorsun,gitme!” gözlerim doldu ama göz pınarlarıma laf geçirebildim ve sımsıkı sarıldım bebeğime. Eşimi de yolcu ettikten sonra sıra bana geldi ve yollara revan oldum. Kulağımda mp3 çalarım ve çalan şarkı “bugün benim doğum günüm” 🙂 Mutluyum, huzurluyum. Ama yine de derinlerde bir yerlerde bir hüzün kaplı yüreğimde. Halbuki bugün benim doğduğum gün ve akşama bebeğim ve eşimle kutlama yapacağız.

Zaman geçmek bilmedi iş yerinde. Güzel olan hava bir anda karabasan gibi çökmeye başladı, saatler ilerlerken. Bir an önce evime gitmek istiyordum.

Nihayet mesaim bitti. Koşa koşa servisime gittim. Karabasanı kovdum yeniden yüzüme gülücüğümü kondurdum eve gitmek için hazırdım. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ANNEM GİBİ ANNE OLABİLMEK…

Annem gibi anne olmak…

Bir varmış bir yokmuş diye başlar masallar ya, bende size bir masaldan ama gerçek olan bir masaldan bahsetmek istiyorum. Bembeyaz tenli, sarışın mı sarışın bir kız çocuğu varmış. Büyümüş büyümüş ve çok güzel genç kız olmuş.

Henüz 13 yaşındayken bile kapısından görücüleri eksik olmuyormuş. Birde zıpırmış ayrıca da ukalaymış. Herkese burun kıvırırmış, kimseleri beğenmezmiş derken Tarık Akan hayranı olan bu genç kızın karşısına aynı onun gibi olan bir genç adam çıkmış. O anda vurulmuş genç delikanlıya.

O yıllarda kısıtlı koşullarda üniversiteyi kazanmış hem de Gazi üniversitesi beden eğitimi bölümünü. Kayıt zamanı genç delikanlıyla beraber gitmişler, gitmesine de genç kızın dönüm noktası olmuş o gün; genç delikanlı tam kayıt sırası kendilerine geldiğinde ne yapsa beğenirsiniz! Tutmuş genç kızın kolundan “evlen benimle,hemen yarın evlenelim boşver üniversiteyi” diyerek genç kızın aklını çelmiş. Genç kızın sevdadan gözleri kör olmuş, sevmiş delikanlıyı, kaptırmış bir kere gönlünü.

Büyük şehirlerde büyüyen, teyzeleri tarafından bir dediği iki edilmeyen genç kız KÖYE gelin gitmiş. Köhne bir ev, eski kullanılmış ev eşyaları verilmiş kendisine çünkü kendi ailesinin durumu pek de iç açıcı değilmiş ama zaten delikanlıyı istememişler de! Evin tuvaletinin bir deliği varmış(koca koca lağım fareleri çıkarmış) MAAŞALLAHH demekten başka bir kelime yokmuş. Büyük şehirlerde büyüyen genç kız AŞKI için her şeye razı gelmiş. Read the rest of this entry »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ŞUBAT AYINI SEVİYORUM; ÇÜNKÜ!

Şubat ayını hep sevmişimdir. Okul zamanında “yarı yıl tatili demek 15 şubat tatili” demekti. Gerçi şimdilerde ise yarıyıl tatili şubat ayının başlarında sona eriyor. Dört gözle beklerdim şubat gelsin okullar tatil olsun diye.

Şubat ayı gelsin bol bol kar yağsın diye heyecanla beklerdim.

Şubat ayı gelsin sezon sonu indirimi başlasın ve annemle kol kola girip alış verişe gitsek diye beklerdim.

Şubat ayı; “doğum günümü” kutlamak, arkadaşlarımla eğlenmek ve tabi gelsin hediyeler .

Yukarıda saydığım tüm nedenler birleşince ŞUBAT AYI özelleşiyor benim için ki birde oğlumun doğum ayı da şubat olunca hopppp herşey daha da bir güzelleşti ve bir neden daha doğdu. Artı annemin, babamın, özgecanın ve dobişkomun kısacası sevdiklerimin doğum günleri de şubat ayı çatısında birleşince voltranı oluşturmuş oluyorum 🙂

Şubat ayı doğum günü kutlama ayı… Yaş ilerledikçe hediyeler sizin için bir anlam ifade etmemeye başlıyor. Sadece HATIRLANMAK ve ARANMAK ön plana geçiyor. Dostlarınız, arkadaşlarınız ve aileniz tarafından sevildiğinizi ve ÖNEMSENDİĞİNİZİ anlamanız sizi mutlu ediyor ya da ben böyle hissediyorum. Ne çok sevenim varmış diyebilmek GURURLANDIRIYOR beni. Belki yıllarca görüşmediğim hatta sesini bile duymadığım birinden doğum günü mesajı almak, halimin hatırımın sorulması  UNUTULMADIĞIMI hissettiriyor. Teşekkürler tüm dostlar, arkadaşlar… Ve tabii ki AİLE ÜYELERİ… Hepinizin yeri ayrı ve hepinizi seviyorum.

*Şubat ayını seviyorum; kış aylarından BAHARA geçiş köprüsü.

*Şubat ayını seviyorum;, dünyaya gözlerimi açtığım zaman dilimine ön ayak olduğu için.

*Şubat ayını seviyorum; benim için 365 gün sevgililer günü olsa bile 14 şubatta bana ve eşime de yer ayırtıldığı için.

*Şubat ayını seviyorum; karını-kışını-ayazını, LAHANA GİBİ GİYİNMEYİ.

*Şubat ayını seviyorum; sevdiklerim tarafından sevildiğimi hissettiğim 15 şubat bana ait bir gün olduğu için.

*Şubat ayını seviyorum; son aşkım olan biricik OĞLUMU kollarımın arasına bana verdiği için.

*Şubat ayını seviyorum; sezon sonu indirimlerde alışveriş çılgınlığımı dizginleyemediğim için 🙂

*Şubat ayını seviyorum; SEVİYORUM ŞUBAT AYINI…

 

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon 14 ŞUBAT 2016

 

31025

14 şubat sevgililer günü! Kimisine göre para tuzağı kimisine göre romantik bir an kimisine göre aşk… Siz hangisini düşünüyorsunuz bilmem ama benim için iki anlamı var birincisi AŞK ikincisi de doğum günüme bir kala 🙂

Aşk, sevgi, huzur bir arada ise çok şanslısınız demektir ki ben o azınlık içindeyim. Hayatıma anlam katan eşimle tanıştıktan sonra daha da bir anlamlı oldu bugün. Diyeceksiniz ki her gün 14 şubat değil mi ki! Evet her gün sevgililer günü bizim için ama 365 gün içinde bir gün yani bugün daha da bir anlam katıyor hayatımıza. Amaç hediye almak ya da vermek değil. Kulağa fısıldanan sevgi sözcükleri… Hediye olarak alınan sürpriz yumurta( hem çikolata hem de oyuncak hediyeli. Daha ne isterim ki )

Pozitif düşüncelerimizi, pozitif enerjilerimizi salıverelim yaşadığımız dünyaya. Sevgililer gününde eşini, erkek arkadaşını, aileni KUCAKLA, SEVİYORUM kelimesini kullan bolca. GÜLÜMSE, gülümse ki şarjın dolsun.

SEVGİLİYE  :

Ender hayatıma anlam veren. Ey sevgili! Benimsin, benimlesin iyi ki varsın.

Çikolata aşkım.

Seni sevmek aşkların en güzeli en özeli.

SENİNLE VE DAİMA SEVGİYLE.

SİL BAŞTAN BAŞLADIK HAYATA EL ELE, GÖZ GÖZE, DİZ DİZE.

Heyecanlıyız daha yolun başındayız.

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam