PostHeaderIcon HAYAT?!!! SEN NELERE KADİRSİN :)

Hayat sürprizler ile dolu. İyisiyle, kötüsüyle. Hani atalarımızın atasözleri var ya ne de doğru SÖYLENMİŞ diyorum her seferinde “NE OLDUM DEMEMELİ, NE OLACAĞIM DEMELİ” 🙂 O an doğru gelen bir bakmışsınız şuan değil! Bir varmış, bir yokmuş gibi…

Hayaller ve gerçekler ne de farklı oluyor değil mi, pembe dünyamızın penceresinden kafamızı uzattığımızda… İdealist olmak, doğrucu olmak, hayalperest olmak, dürüst olmak, çalışkan olmak, başarılı olmak, mutlu olmak… EVET EVET MUTLU OLMAK! Çok mu zor acaba? MUTSUZKEN, MUTLU gibi davranmak ve görünmek. Maskeleri yüzümüze takmak, bir başkasının mutsuzluğundan haz almak ve onunla beslenmek acaba nasıl bir duygu karmaşası!…

KEŞKELER?!!! EVETLER?!!!HAYIRLAR!??? DEVAMINI OKU »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon HEDİYE NASIL VERİLİR?!!!

Uzun zaman oldu sizlerle bir araya gelemedik. İŞ, EV, ÇOCUKLAR ,KENDİM VE EŞ derken hertelden.xyz birazcık arka planda kaldı derken bir anda olması gereken oldu ve bir işaret ,olaylar zincirlemesi beni yeniden sizler ile buluşturdu. Mutluyum YİNE, YENİ, YENİDEN yazdığım ve burada olduğum için. Yazmak bana iyi geliyor. Paylaşımda bulunmak, tartışmak, konuşmak, dinlemek, fikir beyan etmek…

İyi ki doğmuşum diyorum, iyi ki seçtiğim yollarda kendi iradem ile yürümüşüm diyorum. İŞ, AŞK, PARA, ÇOCUK… Savrulmadan kendi rüzgarımı kendim belirleyip rotama inandım. Bazen zor olsa da yürümeye devam ettim. Kapattım kulaklarımı ve her şeyin zamanı geldiğinde beni bulacağına inanarak devam ettim. Aşk 2010 senesinin son aylarına doğru  buldu beni. 2012 ortasında evlilik ile taçlandı. SEVGİ, EMEK, SAYGI, AŞK, SABIR çok şükür ki bırakmadı yakamı. 2015 ve 2017 yıllarında iyi ki dediğim iki evladım oldu; sevdiğim, değer verdiğim, saygı duyduğum ve en önemlisi baş koyduğum yolda karşılık aldığım kişi ile… Canım, biricik ve gıcık eşim 🙂 Her şey her zaman çok iyi gitmiyor ki gitmesin de. Bazen sesler yükseldi ama o sesler çar çabuk inmesini bildi. Bazen ağladık bazen kahkahalar ile yalan dünyaya beraberce el ele direndik. Savaşmadık, seviştik bu hayat ile. Üzüldük, kırıldık. Ama beceremedik KÜS KALMAYI:) Teşekkürler hayat bana sundukların için; İYİSİYLE, KÖTÜSÜYLE.

HEDİYE NASIL VERİLİR ya da NASIL VERİLMELİ? Hepimizin kafa yorduğu bir soru bence. Sürpriz mi yapmalı, direk mi vermeli hediyeyi? Benimde hep kafa mı meşgul ederdi ta ki o güne kadar. Geçen hafta doğum günümdü. Pastamı kendim yaptım ancak süsleme çocuklarıma aitti. Onlardan gelen en güzel hediye benim için, kendi emekleri ile yaptıkları. Aynı durum eşim için de geçerlidir. Yaratıcılıktan yanayımdır. PARFÜM, KOLYE, DEĞERLİ EŞYALAR  ve bunun gibi benzeri hediyeler beni pek mutlu etmez. Küçük şeyler ile mutlu olmayı severim. ANCAK VE ANCAK hatırlanmak ve özel günlere önem vermek benim ilk sıramda yer alır. Eşim hep sürprizler ile dolu demek isterdim ancak kendimi kandırmaktan ve size hava atmaktan başka bir işe yaramaz değil mi 🙂 O nedenlidir ki doğruları yazmak iyidir 🙂 Bu yazım da epeyce gülen surat göreceksiniz 🙂 DEVAMINI OKU »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon GENİŞ AİLEM İLE TATİL

 

Geniş ailem ile tatil bir harikaydı. On gün nasıl da çabuk geçti! Halbuki bir senedir dilimizdeydi tatil. Ne zaman gideceğiz, nereye gideceğiz, nasıl gideceğiz derken o gün geldi de geçti bile… Güzel anılar biriktirdim belleğimde, yüreğimde.

Oğlum geçen sene ki tatilden sonra her ay hiç aralıksız “ne zaman tatile gideceğiz? Ne zaman denize gideceğiz?” sorularının ardı arkası kesilmedi. Sürekli anneannesinin yakasından düşmedi ve sonuç olarak ALVİN EGE kazandı ve o tatile gidildi. Alvin sayesinde bizlerde tatil yapmış olduk 🙂

Anneanne, dede, teyzeler hep beraber harika bir tatil bıraktık geride. Teyzemler (Gönül ve Tülay teyzem annemin teyzeleri . Varın siz düşünün yaşlarını) kırmadı bizleri ve torunlarının torunu yani DÖRT NESİL olarak tatildeydik.

İki çocuklu olmak GÜRÜLTÜ demek, SEVGİ demek, HEYECAN demek, AĞLAYIŞLAR demek, KAHKAHALAR demek, BAĞRIŞMALAR demek, ÜMİT demek, BEKLEYİŞ demek, SABIR demek…

Unutamayacağım bir kaç anımı buradan sizlerle paylaşarak ölümsüzleştirmek istiyorum. Kızım YAŞAM SU, henüz 2 yaşına yeni girecek ve denizden haliyle biraz ürktü. Genelde deniz kenarı tercihi oldu. Kovası, küreği, tırmığı, şapkası ile kendisince eğlendi ve EĞLENDİRDİ 🙂 DEVAMINI OKU »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon AYNA AYNA SÖYLE BANA?!!!

Ayna ayna söyle bana var mı benim İKİZİM? Ya da ayna ayna söyle bana var mı bir BEN DAHA? Ya da ayna ayna söyle bana var mı BENİM GİBİSİ? AYNA CEVAP VERİR ; “Var üstadım var. İkizin! Bir sen daha! Bir senin gibi daha! OLMAZ MI? Hem de yanı başında, burnunun ucunda hah işte dön bak aynı sen 🙂

-Bakıyorum ayna kardeş ama göremiyorum

-Bana bakma üstat, aynaya bakma!

-Yahu soruyu sana soruyorum tabii ki sana bakacağım.

Derken bir mırıltılar kulağıma ilişiyor. Yakınımda, pek yakınımda tam da diğer odada 🙂 Adımlarım sessiz ve bir o kadar da görünmez ilerliyor yan odaya. Yaklaştıkça mırıltılar cümlelere dönüşüyor. Benim sözlerim, benim cümlelerim, benim tavrım, benim ses tonum AMAN ALLAH’IM benim orada ne işim var. Ben şuan yürüyorum, nasıl o odada olabilirim ve konuşabilirim ki! Yok yok henüz delirmedim de o konuşan kim? İKİZİM?

Evde papağan da beslemiyorum ki beni tekrar etsin. Kulaklarımı, gözlerimi dört açıp odaya ilerlemeye devam ederken cümleler yankılanıyor;

“Bak Yaşam Su hiç komik değil. Ben gülüyor muyum? Gülme lütfen komik değil diyorum sana.”

Oy başıma gelenler 🙂 Birincisi henüz delirmemişim, ikincisi bir ikizim de yokmuş, üçüncüsü benden habersiz papağan da girmemiş eve. Aynanın ne demek istediğini şimdi anlıyorum. Bir ben değilim ama bir ben olan, bir beni örnek alan, tekrarlayan, dikkatlice dinleyen ve unutmayan İKİ EVLAT YETİŞTİRİYORMUŞUM. İyisiyle, kötüsüyle benim ufak kopyalarımı bizzat ben, evet evet bir ANNE olarak ben, “AYNA” yapmışım. DEVAMINI OKU »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon ŞU’AN VARIZ!!!

ŞU’AN VARIZ, ötesi yok! Bilinmezlikler ile yaşıyoruz. Ne zaman, nerede, nasıl öleceğiz bilmiyoruz. Doğmak kadar ÖLMEK de var. Anı yaşamak, anda kalmak önemli. Şuan var ve bunu doyasıya yaşamak var. Sevmek, sevilmek, tadına varmak, mutlu olmak ŞU’AN  var. Yarın değil, saniyeler sonra neler olacağını bilmiyoruz ki!

Ne kadar ömrümüz var? Kaç yaşına kadar nefes alacağız? Son nefesimizi ne zaman teslim edeceğiz? Gözlerimizi hayata ne zaman yumacağız? Ne zaman beyazlara sarılıp ruhumuzu teslim edeceğiz? Tüm bu soruların cevabını bilseydik ve ona göre yaşasaydık nasıl olurdu? Sanırsam hiçbir şeyi ERTELEMEZDİK değil mi? Atalarımız ne demiş “BUGÜNÜN İŞİNİ YARINA BIRAKMA”!

Bende diyorum ki: “ÜŞENME, ERTELEME, VAZGEÇME! ÇOK GEÇ OLABİLİR!” DEVAMINI OKU »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon WC-TUVALET!!!???

Anadilimiz TÜRKÇE, ülkemiz TÜRKİYE. Ben de Türkiye sınırları içinde yaşayan bir vatandaş olarak anadilim Türkçe. Yan dil olarak elbette öğrendiğim ve sempati duyduğum diller var. Güzel ülkemde dil, din, ırk, mezhep gözetmeksizin bir arada yaşamaya çalışıyoruz. Bölünmeden bir bütün olarak!

Marketlerde, bakkallarda, avmlerde veya aklınıza gelebilecek bir çok yerde anadil Türkçe olarak açıklama yazılır ancak uluslararası olsun ve Türkçe bilmeyen vatandaşlar için de opsiyon yaratılarak farklı ülkelerin kullandığı dillere çevirmeler yapılır. Her hangi bir teknolojik alet olsun, yiyecek içecek olsun hepsinin arkasında Türkçe açıklaması yer alırken ikinci ,üçüncü hatta beşinci dile çevirme yapılmış açıklamalar bulunur. Bir itirazım yok elbette.

Bu paragrafa kadar yazdıklarımda bir sıkıntı ya da göze batacak bir konu yok. Ta ki geçen gün bir otelin TUVALETİ ile yüzleşinceye kadar. DEVAMINI OKU »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail

PostHeaderIcon BAR PSİKOLOĞU/FERHAT AYDIN

İlginç bir başlık olduğunun farkındayım 🙂 Bar psikoloğu “FERHAT AYDIN”. 17 mart 2019 pazar günü “ETKİN KAMPÜS-ANKARA” etkinliği olan “Psikoloji ve Gelişim Zirvesi” seminerine katıldım ve hayatımdaki iyikilerimden biri oldu. İki bebek ile bu tarz organizasyonlara katılmam benim için bulunmaz bir nimet oluyor. Beş katılımcı ve beş farklı kendine has konu başlıklarının olması dikkatimi çekti. Ancak konuşmacılar hakkında pek bir bilgim olmadığı gibi araştırma yapacak vaktim de olmadı, malum iki bebek 🙂 Nasıl olsa gittiğimde tanışacak ve onlar hakkında bilgi sahibi olacaktım. (Aslına bakarsanız pek de huyum değildir araştırma yapmadan gitmek, oldu bir kere)

Konuşmacılardan birinin parantez içinde yazan mesleği dikkatimi çekti; “BAR PSİKOLOĞU”. Tamam anladım da! Da sı var, acaba cidden psikolog mu yoksa kendi edindiği deneyimler ile kendini geliştirmiş biri mi soruları epey bir beynimin içindeki hücreleri kurcaladı. Psikolog ise bar da ne işi var? Ohooooo okuyunca yazdıklarımı, anlayacaksınız niye barlara düşmüş 🙂 DEVAMINI OKU »

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedintumblrmail
Son Yorumlar
    Facebook
    Facebook By Weblizar Powered By Weblizar
    Reklam